başlığım "yok"

6/11/2009

simetri


iki insandan biri "kapat gözlerini kimse görmesin, yalnız benim için bak yeşil yeşil"; diğeri de "duydum ki unutmuşsun gözlerimin rengini"  diyen şarkıyı seviyorsa, bu ikisi birbirinin simetriğidir. ilerleyen zamanlarda o aynaya sarılıp, onu öpebilirsiniz.



21/10/2009

at kadehi elinden


neden böyle taverna meşrep bir başlık attığımı bilmiyorum, cevabı sizden bekliyorum.

25/9/2009

ne istiyorum?


üstü bordo-mavi damalı mini cooper  istiyorum. mini clubman de olabilir, annem rahat etsin. trafikte sorun yaşatır mı ki, barcelona taraftarı olmak? :PP

9/9/2009

hayat,


bazen dönüp  de bulamamaktır.

7/6/2009

yazalım bakalım


yoğun istek üzerine..

bugün şile'ye gittik, deniz harikaydı. denizi olmayan bir yerde doğanlar hayata iki veya üç-sıfır yenik başlıyor, bundan eminim.  şile bezinden elbiseler, örtüler vs de çok güzeldi, bayıldık ama almadık. sadece koleksiyonum için bir adet magnet aldım, hesaplı günümdeydim.

dönüş yolunda mangal yapan bir yerde konakladık. hayatımın en berbat yemeğini yedim. soğuk karpuz, dondurma ve vişne suyundan sonra midem henüz kendine geliyordu ki, bu da altın vuruş oldu. yok yok, iyiyim.

sonra polonezköy civarında efil efil rüzgar eşliğinde aşağılara doğru kayıyorduk ki, önümüzde "duran" araca çarptık. eniştem kaza tutanağının anket sorularıyla  uğraşırkene bâde de kıvanç tatlıtuğ'un metalik gri şevrole'siyle yanımızdan geçtiği iddiasında bulundu. "hadi ordan!" dedim, "kızım dünyanın en güzel erkeğini diğerlerinden ayırt edemeyecek değilim" dedi, konu kapandı. ben zaten beğenmem kendisini, saçlı maçlı, hem de sarı.  yanında da birisi varmış, "meltem miydi acaba?"  diye yedi bizimki kendini. "meltem'se nolucaadı, magazincilere mi satıcaksın bildiklerini?" ..

bugün "ehliyet kemeri"nin ne kadar önemli olduğunu yol kenarından aldığımız dutlar tüm polonezköy sırtlarından aşağılara yağınca bir kez daha anladık. abarttım ;)



24/5/2009

denerim!


dün tezhip dersinde hocam yeni bir usül tavsiye etti bana, çünkü benim planladığım şekilde elimdeki iş anca 89 yıl sonra bitecekti. feci sabır gerektiren bir tercih yapmıştım ama, sağolsun hocam yükümü hafifletmek adına, grubumuzda henüz denenmemiş bir şey önerdi. "bu da biraz zor ama, sen yaparsın "  deyince, dünyanın en büyük sorumluluğunu yüklenmiş gibi hissettim. "denerim" dedim ve  o da "hah işte! doğru cevabı verdin" dedi, sevindim :)
 
dersin bundan sonraki bölümü uzun bir anekdot alışverişine dönüştü. en çok süheyl hoca'dan bahsettik ki; kendisi azrail'le yaptığı anlaşmada "beni ne zaman boş dururken görürsen o zaman canımı al" şartını koşmuştu.

ben denedim.

24/5/2009

a ha!


 sanırım imeem blogcu'ya sample'dan fazlasını koklatmıyor. bırrr!

24/5/2009

düşler sokağı


fonda ebruli'yi dinletmek istiyordum ama sample'ından kurtulamadım. biraz bekletiyim, olgunlaştıkça belki tamamını çalar dedim ama olmadı, o benden inatçı  çıktı :) bu sebeple, düşler sokağını ekledim. biri bana beni sorarsa, "ben buyum" diyeyim mi? ;)

23/5/2009

ebrulî


biri benden kendimi anlatmamı istese, bu şarkıyı söylemeye başlarım. ;)

gece yarısı uyandığım çok olur ve yoktan sevda yapmakta üstüme yoktur.
zor ve büyük işleri küçümsemek en kestirme yolumdur.
dilsizlerin danışacağı, kelebeklerin akıl alacağı hayalperest biriyim.
hemen her gece rüyamda, bir gemiye bindiğimi ya da gemiden indiğimi görürüm.
kısa  bir adım var ve alkollü bir içki olmasam da, onun gibi etkime aldığım kişiyi fazla konuşmaya sevk ettiğimi bilirim.
biraz gerçek, biraz rüya: 23 eylül ekinoksu..

kalbim sevda kuyusu, her gün yoldan çıkarım.
sen unut geçmişini, ben aklımda tutarım.

hep aklımda tutarım.


23/5/2009

şöhretimden faydalanan kız!


trafik kaynaklarına baktım da, anahtar kelime ile arama motorlarından yönlenenler çok fazla. aranan kelimelerse harika; ekşi kedi var mesela ;))



« Önceki